Çarşamba, Mart 18, 2009

ÇOCUKLAR BU DÜNYALAR BİZİM (TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER,

 

Çocuk Müzikali

 

İKİ BÖLÜM

 

KİŞİLER :

PETER PAN

HANSEL

PİTKİN DEDE

PAPALİNA (DENİZ KIZI)

SİHİRBAZ KADIN

HANSEL’İN RUHU

OYUNCU (RAHİP - ŞEYH - TACİR)

BİR DANS GRUBU

 

GİRİŞ MÜZİĞİ...

TÜM KADRO

GELİN HEPİNİZ

GELİN BİZLERE

BİZ OLALIM

SİZ OLALIM

BİZ-SİZ OLALIM

 

GELİN HEPİNİZ

GELİN BİZLERE

BİZ CAN OLALIM

BİZ KAN OLALIM

BERABER AKALIM

 

GELİN HEPİNİZ

GELİN BİZLERE

HANİ ELLERİNİZ

UZATIN BİZLERE

 

GELİN HEPİNİZ

GELİN BİZLERE

BİZ - SİZ OLALIM

NEŞE KATALIM

NEŞEMİZE

 

BİZ ÇOCUKLARIZ

BİZ DÜNYAYIZ

GELİN HEPİMİZ

TOPLANALIM

YÜREĞİMİZE

SEVGİMİZE

 

GELİN HEPİNİZ

GELİN BİZLERE

BİZ BİZE OLALIM

GÖZ GÖZE DİZ DİZE

MUTLULUĞA KOŞALIM

HEP BİRLİKTE

HEP BİRLİKTE

 

PETER PAN : (PERDE ÖNÜ) - İşte geeeldimmmmm... Merhaba çocuklar, merhaba sizlere. Ya da hepimize. Niye mi geldim? Eee çağırdınız ondan geldim. Efendim, ben kim miyim? Ama bunu ben söylemeyeceğim, bunu sizler bileceksiniz. Aranızda beni tanıyan var mı? Yaa demek yok. O zaman tanıtayım kendimi size. Benim adım Peter Pan. Evet doğru işittiniz, Peter Pan. Benim babam Barrie... Hay allah şimdi de Barrie kim diyeceksiniz. Bakın anlatayım size. James Matthew Barrie 9 mayıs 1860’da İskoçya’da doğmuş ünlü bir yazar. Belki de diyorsunuz ki, iyi de Barrie nereden senin baban oluyor? Bilirsiniz yazarlar, yazdıkları tüm eserlerinde çeşitli tipler yaratırlar. Barrie’de bir çok öykü yazdı. Bu öykülerden birinin kahramanı da benim. Yani beni o düşündü, hayalinde o yarattı. Şimdi söyleyin bakalım, Barrie babam sayılmaz mı? Hem beni öylesine yarattı ki, ölümsüz de kıldı. Bakın bu günlere, sizlere kadar ulaştım. Öyle değil mi? Ayrıca bana bir özellik daha verdi. Ben büyümeyen bir kahramanım. Barrie baba, (üzgün) 1937’de Londra’da öldü. Her yıl ölüm gününde mezarına giderim, bütün çocuklarla birlikte. Anneleriniz babalarınız beni bilirler. Onların anne babaları da tanırlardı beni. Bakın bu gün sizlerle de tanıştık... Kim bilir belki yarın sizin çocuklarınızla da tanışırız. Olamaz mı?

Evet, benim adım Peter Pan... Büyümek istemeyen çocuk, Peter Pan. Hayallerinizdeki arkadaşınızım ben. Rüyalarınızdaki. Bu gün buraya neden geldim bilir misiniz? Sizlerle yeni bir hayal kurmaya.. Kuralım mı ister misiniz? Var mısınız? Hadi, hadi gelin hepiniz. Gelin benimle. Gidelim ülkeme. Gelin biz, biz olalım. (Hep birlikte konuşmasını sürdürür. Bu bir çağrıdır.) AÇILSIN KAPILAR BİZİM OLSUN HAYALLER YAŞASIN VE YAŞANSIN MACERALAR...

(Işıklar değişir, perde yavaş yavaş, karanlıkta ve müzik eşliğinde açılır. Sahnenin sol tarafında bir balıkçı kulübesi vardır. Üç tane de kayık görürüz. Sahnenin geri kalan kısmı deniz olarak düşünülmektedir. O bölüm zaman zaman değişen diğer mekanlar olacaktır.)

(Kulübenin önünde yaşlı bir balıkçı ağ örmektedir.. Az sonra, uykudan yeni kalkmış genç balıkçı, Hansel çıkacaktır.)

HANSEL - (Gizlice gelerek) Bööööö...

DEDE - Ayyyy, ayyy, ödümü kopardın.

HANSEL - Günaydın dede.

DEDE - Günaydın, günaydın da ödümü kopardın be evlat.

HANSEL - Ne o bugün erkencisin.

DEDE - Evet bugün öyle oldu.

HANSEL - Yoksa bu sabah sende mi balığa geliyorsun?

DEDE - Yok evlat yok.. Şu eskiyen ağları onarmak için erken kalktım.

HANSEL - Keşke bir gün de şu kayığı elden geçirebilsek.

DEDE - Acele etme her şeyin bir zamanı var.

HANSEL - Acelesi mi kaldı dede, baksana dökülüyor.

DEDE - Neresi dökülüyor canım? Hem ondan başka iki tane daha var, onlarla çık balığa.

HANSEL - Bilirsin ben en çok onu severim. Deniz Kızlarının yanı başka. Sanki o denizin ta kendisi.

DEDE - Gene başladı.

HANSEL - İnan ki onu bana deniz kendisi armağan etmiş.

DEDE - Neden olmasın oğlum? Belli beni bile deniz yarattı. Olmaz mı? Her şeyimdir o benim. Anam, babam kardeşim.. Tüm yaşamım. En önemlisi tutkum. Her şeyim. Bu güne dek yalnız onunla varoldum ben. Hepimiz. Evet evlat, ne verdiyse deniz verdi bize. Hiçbir karşılık beklemeden... Bıkmadan, usanmadan o verdi her şeyi...

HANSEL - Öyle ama dedeciğim, ara sıra en sevdiklerimizi de aldığı olmuyor mu?

DEDE - Evet evlat haklısın. Ama denizlerin de öfkelendiği olmaz mı? Zaman zaman diğer canlıların kendisine karşı yaptıklarına bir cevap veriyor belki.. Bir kükreyiş belki. Olamaz mı? Şunu aklından çıkarma oğlum. Deniz kendisini seveni sever. Hiçbirşeyini esirgemez ondan.. Ama alabileceğin kadarını alacaksın. Fazlası yok. O vakit onun da senden isteyecekleri olacaktır. Karşılıksız hiçbir şey yok bu evrende. Denizin de kıymetini bileceksin ki, kızıp acımasız olmasın sana karşı.

ŞARKI

DEDE - Deniz bir tutkudur

Yaşamın olur, sonsuza dek

Onunla insan mutludur

Yaşamın olur severek

HANSEL - Deniz bir coşkudur

Kıymetini bilene dek

Onda insan hep genç olur

İsterse olur tek yürek

BİRLİKTE - Sev denizi

Sar denizi

Say denizi

Bütün varlığıyla sevsin bizi

Bak denize

Koş denize

Var denize

Bütün varlığıyla sarsın bizi.

Birimizi

İkimizi

Hepimizi

Hepimizi, hepimizi, hepimizi...

PETER PAN - (Sahnenin bir yerinden, belki de salondan ve birden) Merhaba!..

DEDE - (Korkarak) Merhaba!..

HANSEL - Merhaba... Şey, kimsin sen?

PETER PAN - Aaa, siz beni tanımıyor musunuz?

HANSEL - (Çekinerek) Hayır, tanımıyoruz.

DEDE - İyi de, tanımamız şart mı?

PETER PAN - Yoo, şart değil tabi de.. Ama beni tüm dünya çocukları tanır. Öyle değil mi çocuklar?

(Çocuklardan yanıt gelir?) Gördünüz mü?

DEDE - Ben bu yaşıma geldim, inan seni ilk kez görüyorum.

HANSEL - Ben de, ben de ilk kez..

PETER PAN - Ama ben sizleri tanıyorum.

DEDE - Tanıyor musun?

PETER PAN - Elbette. Yalnız sizleri değil, dünya üstünde yaşayan bütün balıkçıları tanırım ben.

HANSEL - Bütün ballıkçıları mı?

PETER PAN - Evet bütün balıkçıları. Örneğin, senin adın Pitkin Dede. Senin adın da Hansel değil mi?

HANSEL - Aaa, beni tanıyor.

DEDE - Beni de. Bu garip giysilerinle ve her şeyi bildiğine göre sen, sen cin falan olmayasın. (Korkarak) Yürü evlat, kalk gidelim buradan.

PETER PAN - Durun, durun kaçmayın. Cin falan değilim ben. Ben, ben Peter Pan’ım. Tek amacım var benim, tüm insanlara yardım etmek.

DEDE - İyi de, bizimle daha açık konuş o zaman.

PETER PAN - (Sevecen) Önce, dostça el sıkışalım.. Tamam mı? (Elini uzatır, ötekiler hala çekinmektedir) Korkmayın. Ne dedik, dostça, kardeşçe el sıkışacağız.. (El sıkışırlar..)

PETER PAN - Gördünüz mü, bir şey olmadı.. Ben, ben yalnızca iyilikler için yaratılmışım, benden korkulmaz. Cin falan değilim...

HANSEL - Peki, kimsin?

ŞARKI

PETER PAN -

Peter Pan’dır adım

Beni yaratan adam

İskoçya’dandır babam

Barrie’dir yazarım

Peter Pan’dır adım

Çocukların rüyası

Büyüklerin dünyası

Hayallerde yaşarım

Peter Pan’dır adım

Çocuklardır yaşamım

Ben her gün onlarda

Güzelliğe doğarım.

(Müzikle birlikte ışıklar değişir.)

PETER PAN - (Sahne kenarında) Evet sevgili çocuklar, o günden sonra Hansel’le çok iyi arkadaş oldum. Tabii Pitkin dedeyle de. Hansel’in başına bir şeyler geleceğini biliyordum. Bir gün beni balığa davet etmişti. Birlikte çıkacaktık. İşte ne olacaksa, o gün olacaktı. Ne dersiniz çocuklar, gideyim mi onunla denize? Efendim, tamam, tamam gidiyorum.. (Peter Pan kaybolurken, ışıklar değişir ve sahne aydınlanır. Ortada bir kayık vardır.. Hansel ve Peter Pan ağ atmış beklemektedirler..)

PETER PAN - Ne zamandır balıkçılık yapıyorsun Hansel?

HANSEL - Doğduğumdan beri. Denizde doğmuşum ben. Anamı da babamı da denizde kaybettim ben. Çok küçükken.. O günden beri Pitkin Dedeyle yaşarım.

PETER PAN - Peki seviyor musun balıkçılığı?

HANSEL - Benim için balıklar güzellik, denizse sevgidir. Burada, denizde özgür olurum ben. Sanki bir martı olmuşum gibi gelir. Kanatlanırım. Uçmak uçmak, sonsuza kadar uçmak gelir içimden.

ŞARKI

HANSEL - Balıklar güzellik

Sevgiler denizdir

Kanat bulur uçarım

Özgürlük benimdir.

Bulduğum güzellik

Duyduğum sevgidir

Yüreğim özgürlük

Denizler benimdir.

PETER PAN - Ne güzel.. İnsanların güzelliği bulması, sevgiyi bulması, özgürlüğü duyması. Öyle değil mi çocuklar? Bilir misin Hansel, benim güzelliğim de çocuklar. Sevgilerim iyilik. Özgürlüğümse uçmak, uçmak. İşte bütün bunlar da benim yaşamım.

HANSEL - İyiden iyiye öğrendim balıkçılığı.. Hadi bakalım. Bir.. İki.. Üç.. (Bir ucu kayıkta bir ucu kuliste olan ağı müzik eşliğinde ve belki koreoğrafik bir biçimde çekmeğe başlarlar.)

İKİSİ - Hooppp... Hooppp. Hoopp.

HANSEL - Aman tanrım ne kadar ağır bugün..

PETER PAN - Galiba denizin tüm balıklarını tuttuk bu gün.

HANSEL - Ya da batık bir gemi takıldı ağıma.

(Ağ yavaş yavaş çekilmektedir. Bu sırada bir inlemeğe benzer ses duyulur.)

PAPALİNA - İmdaat.. İmdat. Kurtarın beni. Kurtarın lütfen. İnsanların ağına düştüm.. İmdat.. imdat..

HANSEL - Peter yakaladığımız varlık konuşuyor, duyuyor musun?

PETER PAN - Evet, müthiş bir şey bu.

PAPALİNA - İmdat, imdatt. Baba, babacığım yardım et bana.

HANSEL - Aman allahım olamaz. Bu bir deniz kızı. Dur yavaş olalım canı yanmasın. Yardım et Peter kayığa alalım.. (Birlikte kızı kayığa alırlar.)

PAPALİNA - (Yalvarmaktadır) No’lur no’lur bırakın beni. Bırakın gideyim. Lütfen, bir kralın tek kızıyım ben. Babam hem çok yaşlı, hem de yalnız. Beni düşünmezseniz onu düşünün lütfen. Hayattaki tek varlığı benim.

(Hansel büyülenmiş gibi kıza bakmaktadır.)

PETER PAN - Durun durun korkmayın. Bizden zarar gelmez size. İnanın.

HANSEL - (Kendi kendine) Tanrım bu güne dek yakaladığım en değerli varlık bu olmalı. Ya da denizden beklediğim.. (Heyecanla) Şey.. Ben Hansel’im. Adım Hansel. (Kız korkarak kaçınır.) Korkmayın. Lütfen korkmayın. (Kız biraz rahatlar.)

PAPALİNA - Benim, benim de adım Papalina.

PETER PAN - Ben Peter Pan.

PAPALİNA - Beni bırakacaksınız değil mi?

HANSEL - Bir şartla.

PAPALİNA - Ne isterseniz yaparım, yeter ki salın beni. Denizden ayırmayın.

HANSEL - (Çok heyecanlıdır) Eğer seni her çağırdığımda gelip bana bir şarkı söylemeyi vadedersen salarım seni. Sen şarkı söyledikçe tüm balıklar sesine ve de benim ağıma gelecek demektir.

PAPALİNA - Bu sözü verirsem beni gerçekten bırakacak mısın? Özgürlüğümü geri verecek misin?

HANSEL - Ne demek ben kimim ki senin özgürlüğünü kısıtlayayım, bu sadece bir istek Papalina.

PAPALİNA - Tamam. Söz veriyorum. Ne zaman çağırsan geleceğim. Deniz sözü.

HANSEL - Anlaştık. Gidebilirsin Papalina. Hadi yüz özgürce.. Bu sular seni babana götürsün... Selam söyle bizden.

PAPALİNA - (Denizde) Sağolun, teşekkür ediyorum sizlere. İyiliğinize.

PETER PAN - Tanıştığımıza çok sevindim Papalina.

PAPALİNA - Ben de. İnanın. Hoşçakalın. Hoşçakalın...

HANSEL - Görüşmek üzere.

PAPALİNA - Görüşmek üzere...

İKİSİ - Hoşçakalın Papalina... Hoşçakalın...

HANSEL - (Sonsuz heyecanlı) Peter, peter kimin aklına gelir böyle bir şey? Bu bana senden sonraki ikinci sürpriz. Sen sen bana dost oldun, gerçek bir dost.. O ise, Papalina’ysa sevgimi aldı. Tanrım biriniz gökten, biriniz denizden geldiniz bana. İkinize de sonsuza dek sahip olmak isterdim.. Ama ulaşamıyorum sizlere.

PETER PAN - Ulaşman gerekmez ki Hansel.. Hem nedir ulaşmak? Bak bizi görüyorsun, bize dokunabiliyorsun.. Mutluluk değil mi bu?

HANSEL - Haklısın Peter, çok haklısın yetinmeyi bilmeliyim. Çok mutluyum.

PETER PAN - İnsan küçük şeylerden bile mutlu olmasını bilmeli. Elinde var olanla yetinmesini bilmeli ki, onu da yitirmesin...

ŞARKI

HANSEL - Mutluluk

Yalnız gülmek midir

Mutluluk

Sevmeyi bilmek midir

Mutluluk

Yaşamı sevmek midir?

PETER PAN - Mutluluk

İyiliğe koşmak mıdır

Mutluluk

İnsanları tanımak mıdır

Mutluluk

Sevgiye ulaşmak mıdır?

BİRLİKTE - Mutlu olunsun

Birlikte

İyilikler

Gerek bize.

Güzelliğe.. Sevgiye..

Koşalım gülmeğe.

Birlikte..

Mutluluk, mutluluk

Yaraşır bize.

Mutlu olalım

Umutlu olalım..

Birlikte.

Koşalım

Koşalım

İyiye, güzele, sevgiye..

Birlikte. Hep birlikte.

(IŞIKLAR DEĞİŞİR. PETER PAN YİNE SAHNENİN BİR KÖŞESİNDEDİR.)

PETER PAN - Evet çocuklar, Deniz kızı Papalina ile Hansel ilk kez böyle karşılaşırlar. O günden sonra Hansel her akşam denize açılıyor, Papalina'yı arıyordu.. Papalina sözünde durmuş, Hansel ne zaman çağırsa gelip onun için şarkılar söyler olmuştu. Bu sayede Hansel’in ağı balıklarla doluyor, delikanlı mutluluktan adeta uçuyordu. Ama Papalina hiçbir zaman Hansel’in kendisine dokunabileceği kadar yaklaşmıyordu. Hansel zaman zaman yaklaşmasını istiyor ama Papalina aldırış etmiyordu. Bu uzunca bir süre böylece gitti.. Ama giderek Hansel durgunlaşıyor, giderek içine kapanıyordu. Pitkin Dede, sonunda onunla konuşmaya karar verdi. Ne dersiniz çocuklar biz de kulak verelim mi bu konuşmaya?

(ışıklar değişir. Bu kez balıkçı kulubesinin önü aydınlanır.)

 

DEDE - N’oldu evlat, neyin var gene?

HANSEL - Bir şeyim yok dede.

DEDE - Hadii, ben seni yıllardır tanırım.. Yalan söyleme bana. Senin bir derdin var?

HANSEL - Yok bir şeyim dede yalnızca düşünüyorum.

DEDE - Peki ne düşünüyorsun?

HANSEL - ............................

DEDE - Güzel. Demek cevap vermiyorsun? Yalnız ben konuşacağım.. Kararlıyım.. Son günlerde ağlar hep boş geliyor.. Neden? Ha? Yoksa şu, şu deniz kızı mı?

HANSEL - Dede...

DEDE - Yok anlatmalısın evlat. İnsanlar dertlerini yakınlarıyla paylaşmazlarsa mutluluğu bulamazlar.. Hadi bakalım anlat bana.

HANSEL - Anlatacak ne var ki dede. Ne zaman denize açılsam onu görüyorum. Bana şarkılar söylüyor.. Mutlu oluyorum..

DEDE - Eeee?

HANSEL - Acaba diyorum, deniz annemle babamı aldığı içi, onların yerine bana Papalina’nın sevgisini mi sundu? Ne dersin dede?

DEDE - Bilemem evlat. Bildiğim tek şey bunun adının sevda olduğudur.

Kategori: (Belirtilmemiş) :: Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!


* * * * * * * * * * *

Yazan: isimsiz | Konu: yasamin icinde günesin ortasinda olmak icin ileriye cikin! | Tarih: 2009-09-19 16:53:24
NEJAT ETEMİN TORUNLARI
1920’de Mustafa Supi ve 14 arkadaşı Karadeniz’de katledildikten sonra Avrupa burjuvazisinin emir uşağı olarak yeniden örgütlenmek için Nejat Etemin komutasına verilen TKP, yeniden örgütlenmeye başlandı. Böylece, Komünizmin neferi TKP, Avrupali konturgerila emperyalizmin kendisine yeni uşaklarla sovyetlere gönderebileceği uşaklar yaratmış oldu.Aynı zamanda, yeni kurulan ve kendisine fazla yakin olmayan bir ülkeyi denetim altına almak için her tarafından kuşatma altina almak gerekliliği ve Türkiyenin, Avrupa eksenli cercevede gelişim saglaması için sadece Türk devletini kendine bağımlı kılmak yetmeyecektir.Aynı zamanda, halkını kendisini ve örgütlerinide teslim alarak gerekiyor.Bundan kaynaklı, Avrupalı emperyalistler ve Kemalistler birlikte, Komünist önder Mistafa SUPİ ve 14 yaldaşını karadeniz sularında vahşice katlettiler..

15 komünist katledikten sonra, Avrupalı emperyalistler, Kemalistler ve Nejat ETEMİN TKP’si birlikte aynı kulvarda koşmaya başladı.60’lara geldiğinde, gençlik önderleri, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ve yoldaşları, Avrupalı konturgerilla emperyalistler ve Kemalistlerden kopuşu simgeleyen volkan oldu.Volkan patladıktan sonra lavlari, Türkiyenin dört bir tarafına ulaşti.Devrimçi örgütleri ve halkı saran Tam Bağımsız Türkiye çığlıkları her yerde yankılanıyordu.Gençlik önderleri katledilden sonra, 70’lerin ortalarında, yeniden konturgerilla emperyalizmine bağımlı hale gelen ‘devrimci örgütleri’, konturgerilla emperyalizmin Türkiyedeki şişen balonun sipobu oldular.Emperyalizmin kuklaları, sadece devlet erkinde değil halkın içine’de yerleştirilmiş oluyordu.Bir yanda konturgerilla emperyalizmi tarafsiz kalan halkı aldatmak için sis bambardınına tutarken, bir diğer yandanda, Tam Bağımsız Türkiye diyen Komünist, Devrimci ve İlerici Demokratların bir bölümünü şiş bombası kullanarak etkisiz ederken, bir diğer yandan, bu uşaklığı görüp, karşı çıkanlarıda yaşam tehtidiyle susturmaya çalışmaktadır.

Sahte MLKP, sözüm ona tüzügünde, faşizme, konturgerilla emperyalizmine ve her türden gericiliğe karşı oldugunu ilan etmektedir.Ama gerceler buna kilo metrelerce uzaktir.Sözüm ona kendisine yapılan operasyonları, faşizmin kendisine yönelmesi olarak kamo oyuna yansıtmaktadır.Ama gercekler buna cok uzktır.Kendisine yapılan oparasyonların; itirafçı MLKP kadroları ve önderliği tarafından yüz binlece Euro’ya Avrupalı konturgerilla emperyalizmine, kendilerini satarak gerceklestiriyorlar.Bunu Avruplı kontrgerilla emperyalistlerinden, Türk kontrgerillasına verilen tavizler üzerine ihale ediliyor.Bu ihale özeleştirme ve ABD konturgerilla emperyalizminden uzaklaşıp kendisine daha çok emir eri olmasi dahilinde kullanılıyor.Buda sözüm ona sosyalizmin çikarları için yapılıyor.Bu tamda, Komünüst önder MUSTAFA SUPİ ve 14 yoldaşın ölümünden sonra, Nejat Etemin Avrupalı kontrgerilla emperyalizmin yüklediği rolü üslenerek, faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme karşı şişen tepkiyi sönümlendirmek için sipop rolü miyonunu yuklemiştir.

Sahte MLKP’nin kurulmasinda bir yıl sonra gelişen Gazi ayaklanmasının yaratılması ihalesinde, baş role sahte MLKP konarak faturalanmıştır.Avrupalı konturgerilla emperyalizmi, Türkiyede gelişen tekiyi sönümlendirmek için Türkiye kontrgerillasıyla masaya oturan avrupalı konturgerilla ve ABD konturgerillası, olayları çıkarması için ihaleyi Türkiye kontrgerillasına ihale verildi.Türkiye kontrgerillasıda, bu işi Çatli ve ekibine fatura edildi.Böylece Türkiyede şişen balonun havası alınarak, kontrgerilla emperyalizmin isteği doğrultusunda gelişim sağlamaktır.Aynı zamanda işçi ve emekçilere, ülkelerini parsel parsel satılmasına karşı, satış yapıldığı dönemlerde cılız bir karşı koyuşu örgütleyerek daha sonrası daha büyük bir patlama olmasın diye, balonun sürekli havasını almak gerekiyor.Aksi taktirde bir çok kez devrimin eşiğine gelmiş Türkiyede, bir devrim patlak verebilirdi.Bu patlamayı önlemek için dönem dünem irili ufaklı basınçlarla, siboptan hava almak gerekiyordu.Türkiye her an
Patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor. Kontrgerilla emperyalizmin elinde, bu bonbayı patlatmak için çok iyi müdafa etmek gerekiyor.Konturgerilla emperyalizm ne kadar çaba harcarsa harcasın, O bomba bir gün emperyalizmin elinde patlayacaktır!
İŞÇİLER
İşçiler her gün maaşınız dışında zamlar hat sayfaya ulaştı.Sendikal haklarınızın gaspediliyor.Sarı sendikalar sizin haklarınızı değil, patron sendikası gibi çalışıyor.Her geçen gün yaşam sıtandınız hortumlanıyor.Normalde çalıştığınız ilk hafta bütün maaşınızı ve masraflarınızı çıkarırken geriye kalan üç haftayı patronlara ve üyesi olduğunuz sendikaya verilen rüşvete çalışıyorsunuz.Aylenizin hakkı olan daha rahat kşullarda yaşamayı, bir başkası gaspediyor.Ama işsiz kalan bir işçinin çocuğuna götürecek bir ekmek parası için yolları arşınlarken, sendikalara verilen aydatlarınız, sedika patronlarının, sizin verdiğiniz aidatlarlan çocuklarını en iyi okullarda okutmalarına ve sizi vahşice sömürüsüne bir dur demenin zamanı geldi’de geçiyor.Bu gidişe artık bir dur diyelim.İlerici diye billdiğiniz sendikacılar bile sizleri sokağa çıkarıp, kontrgerilla emperyalistlerden ne kadar daha çok para koparırız, diye hesaplar yapıyorlar.Bu gidişe dur demenin zamanı geldi.Bunun için gerçekten sizleri savunan, GERCEK/MLKP saflarında, işçi sınıfının gerçek kurtuluşu olan, sosyalizm için mücadeleye girerek, güneşi avuclarımızdan, gökyüzüne yükselterek, gerçek kurtuluşu sağlayın.Sendika patronlarını, elinizin tersiylen, bir kenera iterek, sendikaların gerçek sahibi olan siz işçilerin taleplerini savunacak, işçilerin güvenilir ellerine bırakın ve gerçek işçi temsilcilerini sendikaların yönetimlerine getirerek, sendikalrı işçilerin gerçek mevzisi olarak yeniden örgütleyelim.Kutup yıldızından ışık damıtarak, sosyalizme olan özlemi haykıralım.Bir elimizde MUSTAFA SUPİ, ile STALİN diger elimizde MARX ile LENİN taşıyarak sosyalizm talebini daha güçlü haykıralım.Haykırışlarımız faşizm ve kontrgerilla empeyalizmi için ölüm çanı çalsın’ki Faşizm ve kontrgerilla emperyalizmi ölüm kabusları görsün, gece olmasın diye dua ede dursunlar.Gün hiç batmayacaki, zifiri karanlığı, gün doğmadığı bir sistem olan sosyalizm için gün dogacak!


GENÇLER
Gençler her gün okullarında, saldırıya uğrayanlar.Ayağa kalkın ve haykırın, bizler kontrgerilla emperyalizmin, faşizmin ve kontra örgütlerin emir eri değiliz.Bizler birileri para kazansın diye saldırıya uğramak istemiyoruz.Bizler gerçekten sosyalizmin uğruna mücadele ederek, gençlik öderlerimiz DENİZ, İBRAHİM ve MAHİR’in izinde yüreyeceğiz.Bizler faşizme, kontrgerila emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe kaşı ayaktayız; ayakta olacağiz.Bizler geleceğin temsilcileri olarak, geleceğimizi haraç mezat sattırmayacağız.Kendi gerçek gücümüzün farkında olarak, geleceği biz kazanacağız.Okullarımızda yapılan saldıralarda, birileri para kazansın diye ölmeyeceğiz.Kendi geleceğimize sahip çıkarak, güneşten damitarak yaşamı, gökkuşağının altında sörf yapacağız.Güzel günleri avuclarımızın arasından, kimse söküp alamaz.Avuçlarınızdaki güneşi gökyüzüne kaldırın ki, gökyüzüyle birleşip faşizm ve kontrgerilla emperyalizmine kan ter içinde intihara sürüklesin’ki , yaşamı saran hırçınlığıyla, tarihin çöplüğüne göndereceğiz!GERCEK/MLKP’ye güçverin onlara diz çöktürelim!
KADINLAR
Her gün kocalarınıza ve çocuklarınıza hizmet etmek için canınızı dişinize takarak çabalayıp duruyorsunuz.Ama yinede toplumda çalışmıyor; eve para getirmeyen olarak muamele görüyorsunuz.Aynizamanda koca, arkadaş ve baba dayağı yemeden, güleriniz geçmiyor.Her ne konumda olursanız olun, ister ev kadını olun, yada iş kadını, isterse mücadelenin içerisinde olun.Sonuçta yaşadığınız benzer şeyler,Üzerine kurulu bir rulet oyunudur.Ev kadınları, bazıları yoğun bir şekilde şiddete maruz kaldıklarında kendilerini sığınma evlerine yerleşmek zorunda kalıyorlar.Ama gittiğiniz sığınma evleri, sizin Üzerinizden, kontrgerilla emperyalizminden on binlerce euro kazanıyorlar.Yaşadığınız sorunlardan kaynaklı, kadin kurumlarına gidiyorsunuz.Size danışmanlık yaptıkları için onlara kontrgerilla emperyalizminden oralara para akışı sağlanıyor.Kendi sorunlarınızı birilerine para kazandırmak için değilde, gerçekten sizin sorununuzla ilgilenen, sorunlarınız olduğu için, para kazanma karşılığında değilde,Sadece sizin sorunlarınız ve örgütlü bir güç olarak kendi haklarınıza sahip çıkmak için bir araya gelelim.Mücadele içerisinde olan kadınlar, gün aşırı gittikleri eylemlerde polis copuyla karşı karşıya kalıyorlar.Yada işkence hanelerde cinsel şiddetle (tecavüz) karşı karşıya kalıyorlar.Aynı zamanda, erkekleralarin cinsel ihtiyacını karşılayan birer meta olarak kullanılıyor.Metaların yerine sanki kadınları satıyormışlar gibi sattığı metanın önünde ifşa ediliyor.Her zaman önlerde yer buluyor.Reklamlarda en ön saflarda yer bulurken, toplum içinde ise sarı öküzden sonra geliyorlar.Dünyanın yarısı olan Kadınlarımızın gerçek yeri erkekle el ele yürüyen, dünyanın gerçek sahiplerinden biridir. .Güneşi emziren kadınlarımız,.GERCEK/MLKP’de bir araya gelerek, gerçek kurtuluş için mücadele edelim.İnsanlığın kurtuşu sosyalizmle mümkün, sosyalizm için bir araya gelelim.


YÜREĞİ FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SOSYALİZM İÇİN ATANLAR

Yaşamda gerçekten sosyalizm için olmak isteyen genç yürek sahibi genç insanlar, sosyalizmin hayat çiçek gibi açmasını isteyenler bir araya gelmeye ne dersiniz.Zifiri karanlık ve gıri renklere karşı bir arada olmak isteyenler, gerçek gücün farkında olmak için bir araya gelerek GERÇEK/MLKP saflarında bir araya gelelim ve Faşizme, Kontrgerilla Emperyalizmine, Siyonizme ve her türde gericiliğe karşı, kendi gücümüzün farkına varalım.İşçi sınıfı içinde gerçek sosyalistler olarak kendi misyonumuzu kuşanalım.Ülkemizde gelişecek devrime önderlik yapalım.Ülkemiz üzerindeki sis perdesini param parça edelim.Yeniden MUSTAFA SUPİ’lerin, DENİZ GEZMİŞ’lerin, IBRAHİM KAYPAKKAYA’larin, MAHİR ÇAYAN’larin yolundan ilerleyelim.Inadina Derim Inadina Sosyalizm diye haykıralım.
Gökkuşağının etrafında bir araya gelerek, güneşi içelim.Yaşam inadına haykırıştır.Bu haykırışa sende katıl, sende haykır.Gerçek haykırışı sende başar.Kontrgerilla emperyalizminin saflarında olan örgütlerden ayrıl, gerçekten faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe karşı mücadele içinde olan, GERÇEK/MLKP’nin saflarında mücadeleye katılarak, işçi ve emekçiler için kurtuluş mücadelesinde yerini al, sosyalizm saflarında ol!

İNSANLIĞIN GERÇEK KURTULUŞU İÇİN KALDIR YUMRUĞUNU
İnsanlığın gerçek kurtuluşu, gökyüzünden ışık damıtan GERÇEK/MLKP’nin saflarında sende yerini al.Gökkuşağının renga renk güzelliği altında, birlikte sörf yapalım.Ilık ılk çisileyen yağmurun altında özgürlüğe koşalım.Zifiri karanlık bulutları param parça yapalım.Çığlıklarımız kurşun gibi ağır ve işin gibi hızlı etkisiylen önüne gelen naylonları jilet gibi param parça ederek, güzel günlere ülaşalım.Zifri karanlığı, dünyanın altında kaynayan lavlara atıp imha edelim.Geleçegin güzel ışıltılı günlerinde birlikte koşalım.Işıltılar bütün dünyayı sarana dek, yumruklarımızı aynı güçle sıkıl ve havada kalsınlar.Haydi sende kaldır yumruğunu birlikte haykıralım.Inadına özgürlük, Inadına sosyalizm diye, çığlıklarımız sarsın bütün yaşamı ve renga renk akalım gökkuşağının üzerinden, ışık saçan yarınlara birlikte zaptadelim.Tıpki, şiirin kuşun kanadına takılan imgeler gibi saralım dört mevsimi bir daha birakmamacasına yaşamın ucundan birlikte tutalım.Sis perdelerini parçalayarak, şavkıyarak tan yeline beraber ulaşalım.Dünyadan geceyi silerek, ıp ışıl bir dünya yaratalım.Bir daha gecenin gelmemesi için, sürekli yaşamı aydınlık kılalım.Bu öyle bir aydınlık olsunki, gece bile olmaktan korksunki, yaşam güzelim çiçek bahçesinden renga renk esintiler içinde coşup koşalım.Dünyayı saran O güzelim çiçek kokularıyla, bütün dünya ayaklarımızın altında arşınlayalım yolları, coşkun bir sel gibi akalım.Bir volkan gibi patlayarak düyanın üzerine sıcaklığımızı saçalım.Gün sımsıcaklığıyla her zaman yaşamın üzerine çiseleyerek aka kalsın.Yaşam hiç bir zaman hüzünlü bulutlar içinde olmasın.Zifiri karanlık bir daha dünyada görünmeye cesaret etmesin’ki hayatı ışıl ışıl ve ap aydınlık bir yaşam sarsın.Gün vakti bir volkan gibi dünyanın üzerine çisilesin.O gün vaktiki bir daha dünyada, Zifiri karanlıga izin vermesin.Bir daha dünyada kara bulutların gezmesine izin vermesin.Sonzuza kadar hep aydılıklar içinde açan bir yaşam olsun.Yaşam ışıl ışıl, aydınlık içinde renga renk akışıyla sürsün ve komünist bir dünya olsun!!!


KAHROLSUN KONTURGERLLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI SAHTE MLKP

KAHROLSUN FAŞİZM

KAHROLSUN EMPERYALİZM

KAROLSUN SIYONİZM

YAŞASIN G/MLKP

YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ

YAŞASIN SOSYALİZM

YAŞASIN KOMÜNİZM


GERÇEK/MLKP

Bağlantı:: ::

...SİTEMİZDE KESİNLİKLE HİÇBİR İLLEGAL İÇERİK BULUNMAMAKTADIR FİLMLERİN SADECE TANITIM FİDEOLARI YER ALMAKTADIR..
YASAL OLARAK YAYINLANMASI YASAK OLAN İÇERİKLİ YAZI VEYA VİDEO OLMASI DURUMUNDA YORUM BÖLÜMLERİNDEN BİZLERE ULAŞIP KALDIRTABİLİRSİNİZ İLGİ VE ALAKANIZDAN DOLAYI TÜM BİLGİSALONU ZİYARETÇİLERİNE TEŞEKÜR EDERİM....

ŞİKAYETLERİNİZ VE ÖNERELİLERİNİZ İÇİN BİZLERE EMAİL ADRESİMİZDEN ULAŞABİLİRSİNİZ BİLGİ SALONU YÖNETİMİ...


bilgisalonu@hotmail.com



SOHBET
SALONU
SOHBET
İÇİN
TIKLAYINIZ


BESLENME
VE
MUTFAK


TİYATRO OYUNLARI
SKEÇLER PİYESLER
ORATORYOLAR



SOHBET
SALONU
SOHBET
İÇİN
TIKLAYINIZ


YEMEK
TARİFLERİ


EĞLENCE
MİZAH


SİNEMA
SALONU

Blogcu ile yapıldı


Get your own Chat Box! Go Large!