Perşembe, Mart 19, 2009

ÖRF-ADET-GELENEK-GÖRENEK (TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER, O

 

ŞAHISLAR: ORHAN, ZİŞAN, FEHİMAN, GÜZİN, FİKRET, NERİMAN, HÜSEYİN, SALİH, FERİHA.

 

Güzin:Ablacığım,bana biraz harçlık verebilir misin?

Fehiman:Harçlığımdan mı? Ben de bulaşığa yardım için geldin sandım. Yine ne çabuk bitti paran?

Güzin:Bu ara üç arkadaşımın doğum günü var. Hepsine aynı hediyeden almak istiyorum da,benim param yetmiyor.

Fehiman:Güzin bu doğum günleri için bu kadar para tüketmeni anlayamıyorum. Üstelik birbirinizin evine bir sürü ıvır zıvır yığıyorsunuz.

Güzin:Abla ne yapabilirim ki? Bu da bir adet.

Fehiman:Çok sıkıcı bir adet. Batılı özentilerin hepsini yapmak zorunda mısınız? Hele bir de “İyi ki doğdun.” demez misiniz? Öyle sırıtıyor ki…

Güzin:Aman abla iyi ki biraz para istedim. Gider babamdan alırım ben de.

Fehiman: (Bıkkın) İyi canım,al. Şükür bulaşıklar bitti,hadi çıkalım mutfaktan.

 

                             (FON)

Zişan:Güzin iyi hatırlattın. Orhan,ben de görmeye gideceğim,biraz bana da para ayır.

Orhan:Yine mi görme Zişan? Bu defa ne için?

Zişan:Apartmanda iki çocuk üniversiteyi bitirdi. Herkes gitti,ben gidemedim.

Orhan:Allah Allah,kim çıkartıyor bu icatları?

Zişan:İyi oluyor Orhan. Hediyeleşmek sevaptır.

Fehiman:Ne hediyeleşmesi anneciğim, ‘görmeleşme’ desenize şuna.

Zişan:Olsun,o da iyi bir adet.

Orhan:Bence hiç iyi değil Zişan. Bizim örflerimiz insana neşe veriyor,sizin görmeleriniz ise sıkıntı yaratıyor.

Zişan:Aman Orhan,iyi ki bir para istedim.

Orhan:Ya Zişan biliyorsun parada değilim ama bu adetleriniz sürekli çoğalıyor,devamlı değişiyor. Senin hoşuna gidiyor  mu Allah aşkına?

Zişan:Gitmiyor ama yapmazsam ayıp olur. Herkes yapınca ben de yapıyorum.

Fehiman:Bakın anne görüyor musunuz? Demek ‘Ayıp olmasın,desinler,demesinler’ için yapılıyor bu uydurma adetler.

Orhan:Evet tabi,bizim örfümüzdeki hediyeleşmeyle alakası yok.

Zişan:Bu vesileyle birbirimize gidip geliyoruz işte.

Orhan: (Şakacı) Ayak bastı ha! Halbuki müminlerin birbirlerini ziyaret etmeleri zaten sevaptır.

Fehiman:Al gülüm ver gülüm. Zaten babacığım bu adetlerin biri batıyor,biri çıkıyor. Uzun süre kalmıyor,sürekli değişiyor.

Orhan:Yaa? İhtiyaca göre mi şekilleniyor?

Fehiman:Ne ihtiyacı baba? Keşke öyle olsaydı!... Bunlar zevke göre,hevaya göre,akıllarına estiğine göre….

Orhan:Ooo bu iyi değil kızım. Bizim fıkhımızda yani anlayışımızda esas,sürekli olandır. Mesela içtihat ibadeti…

Fehiman: (Acıklı) Hıh babacığım,bizim bu kadar ithal adetlerimiz,geleneklerimiz, uydurmalarımız varken,içtihat kime gerek? Onlarla ne güzel idare ediyoruz işte.

Orhan:Yahu Fehiman şu batılılara bir haber salsak da,içtihadı öğrenip dünyaya öğretseler. Nasıl olur?

Fehiman:Harika olur baba. O zaman; “Bak elin gavuru ne icatlar çıkarıyor.” der,ama yine içtihat etmeden taklit ederler.

Orhan:Yazık,daha kimden ne alınır ne alınmaz seçmeyi bilmiyorlar. İyi ki kızım Tevhidi geleneği,geleneğin kaynağı vahyi biliyoruz.

Zişan:Kıskandınız yine batılıları. Bak onların paralarının üstünde bile “Tanrı’ya güveniyoruz” yazıyor. Onlar nasıl dindarlar.

Orhan:İyi tamam. Onlar güveniyorsa mesele yok,biz de güveniriz. Nerden nereye geldi konu. Güzin,kızım,sana para mı lazımdı şimdi?

 

                                                  (FON)

 

           (ARABA SESİ,ARABA DURUR.)   (KAPILARI AÇILIR, KAPANIR)

Orhan:Selamun aleyküm Hüseyin Ağa.

Hüseyin:Aleyküm selam,sefalar getirdiniz. Buyurun buyurun. (KUZU SESLERİ) Cengiz Bey nerede?

Orhan:Arkadaki arabada. Biliyoruz eski ahbapsın amma bu kadar da acele etme.

Hüseyin:Kıskanma Orhan Bey kıskanma. Bilirsin Cengiz Beyim bir tane.

           (KUZU SESLERİ DEVAM EDİYOR.)

           (ARABA VE KAPI AÇMA KAPATMA SESİ)

           (KUŞ SESLERİ)

Fikret:İşte Cengiz Amcalar da geldi. Salih,niye arkada kaldınız? Su içmek için mi durdunuz yolda?

Salih: (Heyecanlı) Eveet,yetiştik ama size. Kuzuya bak Fikret Abi.

Fikret:Çok güzel değil mi? Hadi gel sevelim. Abi,kuzuyu bırakır mısın?

Salih:Abi hiç cevap vermiyor. Elindeki bıçakla ne yapacak?

Fikret: (Düşünceli) Bilmem. Bir iş vardır herhalde. Bak,Cengiz Amcaya doğru gidiyor. Keşke kuzuyu götürmese.

Salih:Kuzu zaten gitmek istemiyor.

Fikret:Kuzuyu yere yatıracak. Hii kesecek Salih.

Salih: Abii (Sızlanır) Fikret Abi kesmesin çok küçük.

Fikret:Koş yanlarına gidelim…. (Nefes nefese) Kesmeyin…

Salih:Kesmeyin. O kuzu çok minik.

Orhan:Hüseyin ne oluyor? Bu kuzuyu niye devirdin yere? Çek oğlum şu bıçağı. 

Hüseyin:Dur Orhan Bey,karışma. Bir kuzu devirmem mi ben size? Bak Cengiz,bu senin şerefine.

Orhan:Kardeşim yapma. Hayvan küçük yazıktır.

                   (KUZU SESİ)

Hüseyin:Ya geç Orhan Bey,bu bizim örfümüz.

Orhan:İyi de yazık hayvana. Böyle örf olur mu?

Hüseyin: (Sert) Yoo karışma sen,bu töre,önünüze bir kan akıtacağım. Canınıza kurban olsun.

 

                                        (FON)

Salih: (Üzgün) Kuzuyu sevemedik Fikret Abi…

Fikret:Yazık oldu,ne tatlıydı…Gel,şurada başka kuzular var, onların yanına gidelim.

Salih: (İsteksiz) İstemem. Onlar güzel değil. Küçük kuzuyu sevmiştim ben.

Fikret:Ne yapalım adetmiş. Kesmeleri gerekiyormuş.

                   (KUZU SESLERİ)   (KUŞ SESLERİ)

Salih: (Düşünceli) Fikret Abi,biliyor musun ben sünnette hiç o pelerinleri giymeyeceğim.

Fikret:Niye Salih?

Salih:O da adetmiş çünkü.

Fikret:İyi giyme o zaman. Zaten hiç iyi bir adet değil. Pullu,boncuklu,püsküllü müskülü…

Salih:Kız elbiselerine benziyo yaa… Ama Eray’ın annesi dedi ki; “En güzel pelerini ben oğluma aldım.”

Fikret: (Umursamaz) İyi,giydirsin. Sen de güzelce pantolon giyersin.

Salih:Ama şapka da istiyorum.

Fikret:İstersen tak. Ama Ali Seydi’nin şapkası olmayacak. O sana özenmez mi?

Salih:Hımm….Ee? Eray’a da özenir. Onun her şeyi var.

Fikret:Hayır özenmez. Sen ona anlatırsın; “Bak ben de o elbiselerden giymedim.” dersin.

Salih:İyi,şapkayı da takmam öyleyse.

Fikret:O zaman çok güzel olur. Hem biz de yeni,güzel adet çıkarmış oluruz.

 

                                      (FON)

Orhan:Hüseyin Ağa,hayvan kesilince bir iki yoksula pay verilirdi,sofraya çağırılırdı. Şimdi de devam ediyor mu o gelenek?

Hüseyin:Yok yok kalmadı gayrı.Herkes kendi boğazını doyuruyor gayrı.

Orhan:Ben de diyordum hiç olmazsa köylerde adetler devam ediyor,köylüler güzellikleri muhafaza ediyor.

Hüseyin:Geçti Orhan Bey geçti.

Orhan:Desene bu kuzuyu doyasıya değil,patlayasıya yiyeceğiz şimdi.

Hüseyin:Estağfurullah Orhan Bey. O nasıl söz? Afiyetle yersiniz inşallah.

Orhan:Hüseyin Ağa niye estağfurullah çektin? Bir kusur varsa beraber Allah’tan af dileyelim.

Hüseyin:Alışkanlık Orhan Bey.

Orhan:İyi,güzel alışkanlıkların var senin,bilirim. Ama şu alışkanlığını bırak.

Hüseyin:Hangi alışkanlığımı?

Orhan:Misafire kurban kesip,kan akıtmayı.

Hüseyin:Cık cık cık,o töre,gelenek.

Orhan:İyi de yoksulu doyurmak da gelenek. Bakıyorum onu terk etmişsin.

Hüseyin:Şimdi artık kimse yapmıyor.

Orhan:Başkasını ne yapacaksın sen Ağa? Gittikçe fakir fukara çoğalıyor.

Hüseyin:Neyleyim….

Orhan:Desene sen gelenekçi olmuşsun. Atalarımızın adetini bırakmazsın da Allah’ın tavsiyelerini ihmal edersin ha?

Hüseyin: (İç çeker) Haklısın Orhan Bey…

Orhan:Hüseyin Ağa,hurafeler,taklitçilik,böyle basit gördüğünüz ameller yüzünden çoğalıyor. “Canınıza kurban olsun.” demezdin sen “Allah’ına kurban.” derdin.

Hüseyin:Orhan Bey,amelimiz Allah için olmayınca,dilimiz de hayır söylemiyor. Gel gör,daha ne güzel geleneklerimizi unuttuk.

Orhan:Halbuki bir toplumda yanlış şeyler adet,gelenek olmuşsa,onu kaldırıp yerine yenisini,iyisini koyacak kadar fikrimiz olmalı. En azından kendi hayatımızda terk ederiz yanlışları.

Hüseyin:Doğru doğru. Biz çok hastalıklı bir toplumuz. Geçen yıl hacdan döndüğümde rençper; “Olmaz Ağa,mevlütsüz hac olur mu? Köylü ne der sonra?”deyince bir şey diyemedim.

Orhan:Adam kendince haklı. O da adet olmuş.

Hüseyin:N’olur ben daha iyisini yapsaydım? Niyetim Nedim Hocaya gidip; “Biraz va’z et.” demekti,olmadı.Köylü; “Bunca yıllık adetimizi mi değiştiriyorsun ağa?” der diye çekindim.

Orhan:Cahili adetleri kaldırmak,en azından kendimiz yapmamak zor geliyor bize Hüseyin.

Hüseyin:Zaten seçemiyoruz ki. Örfler,adetler,hurafeler birbirine girmiş.

Orhan:Örflerimiz hazineler değerinde.

Hüseyin:Arif olmak gerekir Orhan Bey arif. Allah ıslah etsin bizi.

Orhan:Amin amin,kaldıralım hadi artık Cengiz Beyi,buraya uyumaya mı geldi?

 

                              (FON)

Neriman:İşte böyle Feriha Abla,böylece sünnet merasimi de bitti.

Feriha:Eh hayırlı olsun. Allah evlenmelerini de nasip etsin.

Neriman:Sen ne örüyorsun yine? Fiskosa benziyor. Bu kaçıncı?

Feriha:Hoşuma gitti yapıyorum… Bak bu yazmayı da yeni yaptım. Nasıl olmuş,beğendin mi?

Neriman:Evet,güzel olmuş da biliyorsun kızın bunları kullanmaz.

Feriha:Hee,“Boşuna yapma,hiçbirini kullanmam.” diyor.

Neriman:Eee daha ne diye yapıyorsun Feriha Abla? Boşuna zahmet,masraf. Canına yazık.

Feriha:Hiç boşuna olur mu? Çeyizde görünecek. ‘Anası uyumuş kızı büyümüş.’ demesinler.

Neriman:Feriha Abla,kızınla anlaşayım da,o çeyizini gösterdikten sonra ben de kızımın çeyizinde göstereyim,geri veririm.

Feriha: (Gülerek) Kiralarsın ancak. Ey sen de yap.Elin armut mu topluyor?

Neriman:İyi de,kullanılmayacak şeyleri niye yapayım?

Feriha:Adettir Neriman. Yapmamak olmaz.

Neriman:Şimdi yeni adette,annenler bir de kitaplar alıp çeyize koyuyorlarmış.

Feriha: (Gülerek) Uy aman şaşırmışlar.İcat koymayıp çıkarıyorlar.

Neriman:İyi bir icat gibi Feriha Abla,Meali Kerim’de alıyorlarmış.

Feriha:Eskiden annem de bana  Kur’an almıştı,daha duruyor.

Neriman:Sen de aldın mı kızına?

Feriha:….Yok,şimdi Kur’an’lar çok pahalı…Oğlan tarafı alır herhalde bir tane.

Neriman:Ne olur ne olmaz. Sen al bir tane.

Feriha:Yok Neriman,daha bir sürü örecek şey var. Dolu ip parası lazım. Sen niye o çocuğa sünnetlik almadın?

Neriman:İstemedi.

Feriha: (Kızgın) O nasıl işmiş? Hiç istemez olur mu çocuk?

Neriman:Ay herkes bana kızıyor. Vallahi kendi istemedi.

Feriha:Uyy…Niye?

Neriman:Benim oğlum güzel adetlere öncü olacakmış teyzesi.

Feriha:Azıcık iyi işler bellet oğluna…. Amma acayip işleriniz var.

Neriman:Kötü mü Feriha Abla? Bir sürü saçmalıktan, komiklikten,üstelik masraftan kurtaracak.

Feriha:Eyh,kızın da gelinlik giymesin bari.

Kategori: (Belirtilmemiş) :: Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!


...SİTEMİZDE KESİNLİKLE HİÇBİR İLLEGAL İÇERİK BULUNMAMAKTADIR FİLMLERİN SADECE TANITIM FİDEOLARI YER ALMAKTADIR..
YASAL OLARAK YAYINLANMASI YASAK OLAN İÇERİKLİ YAZI VEYA VİDEO OLMASI DURUMUNDA YORUM BÖLÜMLERİNDEN BİZLERE ULAŞIP KALDIRTABİLİRSİNİZ İLGİ VE ALAKANIZDAN DOLAYI TÜM BİLGİSALONU ZİYARETÇİLERİNE TEŞEKÜR EDERİM....

ŞİKAYETLERİNİZ VE ÖNERELİLERİNİZ İÇİN BİZLERE EMAİL ADRESİMİZDEN ULAŞABİLİRSİNİZ BİLGİ SALONU YÖNETİMİ...


bilgisalonu@hotmail.com



SOHBET
SALONU
SOHBET
İÇİN
TIKLAYINIZ


BESLENME
VE
MUTFAK


TİYATRO OYUNLARI
SKEÇLER PİYESLER
ORATORYOLAR



SOHBET
SALONU
SOHBET
İÇİN
TIKLAYINIZ


YEMEK
TARİFLERİ


EĞLENCE
MİZAH


SİNEMA
SALONU

Blogcu ile yapıldı


Get your own Chat Box! Go Large!